Gökyüzüne bakmayı unutanlara
Sessiz ve kısık bir sesle merhabalar. Uzuuuuun bir zamandır yoktum. Bu senem yoğun geçtiğinden yazamadım. Tam olarak benim için bu yıl 'Hayatın gülerek göz kırpması gibi' ifade edilebilir. Sizin bu seneniz ve yazınız nasıl geçti siz nasıl ifade edersiniz? Gökyüzü bakmayı sevdiğim bir yerdir. Fazlasıyla güzel ve neredeyse her zaman bir fotoğraf karelik. Bu arada fotoğrafları çeken kuzenime teşekkür ederim. Her zaman dediğim gibi beğenip, beğenmemek ve takdir okura aittir, iyi okumalar dilerim.
Mavi gökyüzü kızıla dönmek üzere
Dur gitme...
Batmadan önce biraz konuşalım seninle
Daha önce dinlediğin gibi sakince dinle beni
Gün içinde yıldızları sakladığın gibi gizle söylediklerimi
Şimdi bir paletteki renkler gibisin
Evet, evet sen Picasso'ya, Salvador Dali'ye, Van Gogh'a aitsin
Sıradan insanlara fazla gelebilecek kadar güzelsin
İnsanlar nasıl unutuyor sana bakmayı
Gökyüzüne bakmayı unutan gözler için gece bir kaç yıldızla gün ışığını toplamama izin verir misin?
Söyleyin gökyüzünde beliren güzel turuncular, pembeler, kırmızımsılar
Bu gün neler götürdünüz?
Yarın neler getireceksiniz?
Biliyor musun uzun zamandır güzel bir çiçek almadım.
Bu akşam giderken parlak yıldızları bırak yerine ve
Yarın gelirken bana baharları tekrar getirir misin?
Biliyorsun ya, kendi halimde biriyim
Kendim gibi yani senin gibi
Ve biraz da o insanlar gibi
İnsanlara karşı ördüğüm duvarlara yaslandım izliyorum seni
Duygularımı nereye hapsettim bilmiyorum
Sen görmüş olmalısın
Artık üzülmüyorum aynı zamanda sevinmiyorum
Kimseye de söyleyemiyorum ama dalgınım
Oturduğum bu yerde böylesi sessiz olmaz böylesi kırgın olmazdım
Acaba nasılım... hiç soran olmadı bilmiyorum
Kime kırgınım ya da kime dargınım da duygularımı zindanlara attım duymamaya çalışıyorum
Kimseyi suçlamama gerek yok değil mi? Öyleyse kendime kırgınım
Her geçen gün biraz daha hızlı gidiyor gibisin
Bana gitme vaktini mi hatırlatıyorsun?
Gecenin senin renklerini çalmasına aşinayım
Senin doğuşuna, batışına içinde sakladığın bir çok kuşağa ve geceye aşinayım
Keşke göğü ağlatacak kadar çok üzmeseydin
O zaman çetin sellere maruz kalmazdı
küçük balıkçı köyünde yaşayan kalbim.
Şimdi böylesi sessiz, böylesi kırgın ve böylesi dargın olmazdım.
Gözlerim yağmur bulutuna dönmezdi
Adımlarım nereye gittiğini bilmeden yürümek istemezdi sokakta
Tarifsizce bir duygu içindeyim.
Elimden giden saniyelerin, dakikaların, saatlerin rehaveti çöküyor üstüme
Görüyorsun ya bir garip hallerdeyim
İncitmemek istiyorum seni, insanları, hiçbir şeyi incitmemek istiyorum
Ve en çok da incinmemek
kırılmamak istiyorum.
Senin değerini bilecek ve seni her zaman kırmaktan çekinecek biri çıkar karşına umarım.
YanıtlaSilUmarım kırmadan ve kırılmadan yaşayabiliriz.
Sil3 ay geçmiş, yeni yazı vakti gelmiş. :)
YanıtlaSil