BENCİLİZ

Benciliz...
Evet evet biz benciliz.
Sert bir giriş oldu belki ama benciliz
Neden mi?
Niçin mi?
Nasıl mı?
Kaldırımlara arabaları park ederken benciliz.
Engelli rampalarının önünü kapatırken benciliz
Yine engelli rampalarını çoğu yerde yapmadığımız için benciliz.
Yine engelli rampalarının dar ve yüksek yaptığımız için benciliz.
Yine engelli rampası bulunmayan ya da çalışır vaziyette bulunmayan toplu taşıma araçları yüzünden benciliz.
Atmlerin önünde engelli rapması bulunmadığı için benciliz.
Üst geçitleri bazı yerlerde sadece merdiven yaptığımız için benciliz.
Üst geçitlerde asansörlerde öncelik engelli vatandaşlara ait olmasına rağmen kendi konforunumuzu düşündüğümüz için benciliz.
 Görme engelliler için yapılan yollarını kaybetmelerine sebep olduğumuz, arabamızı oralara park ettiğimiz bazen yarım bırakılan, sonu olmayan sarı şeritler için benciliz.
Mimari engeller nedeniyle dışarı çıkamayan engellilerin sosyalleşmesine engel olunduğu için benciliz.
Mimari yapı nedeniyle eğitimlerini tamamlayamadıkları için benciliz.
Kabartma yazılarına pek de dikkat etmediğimiz için benciliz.
İş vermediğimiz için benciliz.
Yaya geçitlerinde görme engelliler için sesli sinyalizasyonlar bulunmadığı için benciliz.
Engelli lavabolarını kilitli tuttuğumuz veya depo olarak kullandığımız için benciliz.
Bazılarını toplumdan dışladığımız ve bazılarına acıdığımız için benciliz.
Konforla yaşamlarımıza şikayetlerimizle devam ettiğimiz için benciliz.

Hiç koydunuz mu kendinizi onların yerine? Empati yaptınız mı? Öyle uzun değil iki üç dakika yeterli olacaktır. Yürüme engeliniz var diyelim ve onlarca basamağı olan bir merdivenin önündesiniz ne yapardınız? İşte engelli olmak da bize bir merdiven basamağı kadar uzak, hani diyoruz ya engelli  olmasak da hepimiz engelli adayıyız işte o bize bir adım uzak sadece.
Bir kişi vardı göremediği için üzülüyordu çünkü o da görmek isterdi gökyüzünü, denizi, dağları annesini görmüyordu ve imreniyordu diğer arkadaşına. Çünkü o görüyordu gökyüzünü, biliyordu annesinin yüzünü...
Diğer arkadaş da üzülüyordu bu durumda olduğu için, imreniyordu diğer arkadaşına çünkü o göremiyordu insanların acıtan bakışlarını, yargılayışları, dışlanmaların farkında değildi...
Bir çelişki bu şekilde gidiyordu yaşam...
Ve anne dua ediyordu hergün "Allah'ım yavrumu bir an önce al yanına." Yüzüne söyleyemiyordu belki ama anneydi o, yüreği acıyordu sessiz de olsa durmak bilmiyordu duaları, biliyordu yavrusu onsuz yaşayamazdı.
Düşünün görme engellisiniz ve evden çıkmak istiyorsunuz ama yapamıyorsunuz.
Düşünün engellisiniz bir yere gitmek istiyorsunuz ama dışarıda insanların bakışları canınızı acıtıyor, bir süre olanları, gelen soruları, bakışları halının altına süpürüyorsunuz fakat bir süreden sonra halının altıda doluyor.
Çok mu şanşlıyız sağlıklı olduğumuz için? Evet şanslıydık fakat her seferinde bir bahaneden ötürü şikayet ettik sizce de artık dertlerimiz bir süre kenara bırakıp dert ettiklerimizden utanma vakti gelmedi mi? Unutmayın en büyük engel biziz gerek onlara acıdığımız, sert bakışlarımız ve sözlerimiz, sevgisizliğimiz de bizim engelimiz, yeter ki zihniyetin ve kalbin vicdanında olsun farkında ol, farklı ol yeter. Unutma sen de bir engelli adayısın engeller yok engellenenler vardır...
Dünya engelliler gününüz kutlu olsun....

Yorumlar

  1. Çok haklısın. Onlara çok zorlaştırıyoruz hayatlarını.

    YanıtlaSil
  2. Yorumunuz için teşekkür ederim aynı fikirde olarak farkındalık yaratmak güzel

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar